| Tarih: 19 Mayıs 2012 Cumartesi | Ana Sayfa Dahili Tel İhaleler Basından Bize Ulaşın İletişim |
Kısırlık tanım olarakta düzenli cinsel ilişkiye rağmen 1 yıl içinde gebe kalamamaktır. Toplumda kısırlık problemi ile karşılaşma oranı %15tir.
Doğada gebe kalmanın verimliliği düşüktür. Daha önce çocuğu olan bir çiftin, gebe kalmakla ilgili erkeğe ve kedına ait herhangi bir problemi olmadığı halde, düzenli ilişkiye rağmen her ay gebe kalma şansı %25 civarındadır. Bir yılın sonunda toplumda çiftlerin %85`i gebe kalabilmekte, fakat %15`i infertilite (kısırlık) tanımı içine girmektedirler.
Genel olarak, kısır çiftlerin %40`ında erkeğe bağlı faktör sorumludur. %15 çiftde rahim-tüp ile ilgili problemler sorumlu olmaktadır. %30-40 çiftde hem erkeğe hem kadına ait problemler birlikte katkıda bulunmaktadırlar. %15 çiftde ise mevcut tanısal testler normal olup, görünür bir problem saptanamamaktadır; bu duruma izah edilemeyen infertilite denir.
Kısır hastaların tanı ve özellikle tedavisinde son 10 yıl içinde baş döndürücü hızla gelişmeler elde edilmiştir. Tüp bebek ve ilgili tekniklerde sağlanan gelişmeler ile daha önce ümitsiz olançoğu çifte günümüzde çocuk sahibi olma şansı doğmuştur.
İnsanda ilk tüp bebek (Louis Brown) 1978`de dünyaya gelmiştir. 1922`de menideki sperm kullanılarak yapılan mikroenjeksiyon sonrası ilk gebelik rapor edilmiştir. Menide hiç sperm olmaması olarak tanımlanan azospermi olgularında, testisden sperm elde edilerek (TESE) mikroenjeksiyon sonrasında ilk gebelik 1995`de bildirilmiştir. Tıkayıcı olmayan azospermiye bağlı kısır olan çiftlerde, 1995 öncesi tek çocuk sahibi olma şansı evlat edinme iken, TESE`de sperm çıktığı taktirde %40-45`ler civarında gebe kalma şansı sunmak inanılması güç bir gelişmedir.�Elbette bu konuda devam edengerek temel gerekse de klinik çalışmalar, tüp bebek uygulamalarında kısa gelecekte başarı şansını arttıran yeni uygulamaların ortaya çıkmasını sağlayacaktır.
| Etiketler : | Kısırlık, | Okuma: 108 |